the

Bütün Kadinlarin Kafasi Karisiktir...

16/10/2009 ·

"öyle bir suçluluk duygusu var ki bende, yemeğin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum. böyle yaşamak kolay olmuyor elbette. insan, yaşamayı becerebilenlerin karşısında donup kalıyor. yani merak ediyorum,insanlar nasıl oluyor da yaşamaya ara vermek istemiyorlar. bana gelince, ara vermek bir yana , yaşamak istediğimden bile o kadar emin değilim. o tür bir saplantım - ya da kararlılığım diyelim -  hiç olmadı. kendimi dünya için o kadar zorunlu veya yararlı da görmüyorum üstelik.soğuk makarna gibiyim, ne dünyaya zarar vermek istiyorum ne de büyük bir yarar sağlamak gibi önlenemez bir siteğim var. var olmak o kadar da heyecan verici gelmiyor bana. buna karşılık , yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.tavşan boku gibiyim bir bakıma; kokmaz,bulaşmaz. sizin anlayacağınız , eğer ölümü anlamlandıran yaşadığınız sürece yaptıklarınızsa, pek şansım yok."

-Ece Temelkuran


Yorum (yok) Yorum yaz!

The Ultimate Emptiness - 1

12/10/2009 ·

 


Bombos.


Sali sabahi kalktiginda gece gordugu kabusa dair hatirladigi tek seydi. Sonsuz bir bosluk. 

Bitmeyen, tukenmeyen bosluk. 

Dustugunu hatirladi bir de. Ici urperdi birden. Ama bugun ''buyuk'' bir gundu ve bunu herhangi 

birseyin bozmasina izin vermek aptalliktan baska birsey olmazdi. 


O gun Istanbul'da son gunuydu J'nin. O gunu buyuk yapan sey buydu. 

Butun anilarla, yasanmisliklarla vedalasma gunuydu. Herkes gecici oldugunu

dusunuyordu ama J farkindaydi. Bir kere gidince, dondugunde hicbir sey eskisi 

gibi olmayacakti. Her ne kadar istemese de gitmek zorundaydi. 


Yillar once baslamisti hazirliklar. Disarida universite okuma hayali... Cogu kisinin tek 

hayali belki de tek umuduydu bu. Yillarca bunun icin cabalamis, calismis, bu yolda  

neler kaybetmis ve nelerden fedakarlik etmisti J. Etrafindaki herkes onun 

gibi dusunmus, simdiye kadar coktan farkli yerlere  savrulmuslardi. Bazi arkadaslari 

okul biter bitmez  kendini yollara  vurmus, yillarca ugrastiklari hayallerine 

bir an once ulasmak istemislerdi. Ama J bunun sacma oldugunu dusunmustu 

hep. Ne yasamislardi ki bu kadar cabuk kacmak istiyordu bu insanlar?

Anlamiyordu. Anlayamiyordu.

 

Giderken geride biraktigi cok sey vardi. Birkac aile ferdi, birkac arkadas, bir adet sevgili,

bir vosvos, bir gitar ve daha bircok sey...Ailesini cok dert etmiyordu. Nasil olsa arayip 

soracaklar,geleceklerdi. Arkadaslarinin hepsi zaten coktan baska yerlere savrulmuslardi. 

Bazisi Istanbul'da kalmaya karar vermis, bazilari da yurtdisina aylar oncesinden gidip yeni egitim-

ogretim yili icin hazirlanmaya baslamislardi.Onlari da cok dert etmiyordu. Nedense icinde gecen 

yillarin bir sekilde onlari bir araya getirecegine dair bir his vardi. Sevgiliyi ise coktan unutmustu. 

Evet, gercekten de daha ayrilmadan unutmustu onu. Boyle hissetmekten utaniyordu ama J icin her 

gidenin bir geleni vardi. Diger maddi seylerinse hic onemi yoktu J icin. Hepsinin yerine yenilerinin 

gelebilecegini biliyordu. En azindan benzerlerini bulabilecekti. 

 

Evet, boyle dusununce mantikli geliyordu hersey. Ozlemesi gereken pek bir sey yoktu kisaca.

Fakat anlayamadigi bir bosluk vardi icinde. Son on gunu bunu anlamaya calismakla gecmisti J'nin.

Gidis anini dusundukce midesi bulaniyor, basina agrilar giriyordu. Nedenini bulmak icin ne kadar 

caba sarfetse de hep basladigi noktaya geliyordu. Once hep ailesini dusunuyordu. Hayir, sorun

onlar degildi. Bosluk dolmuyordu onlari dusununce. Sonra arkadaslari... Hayir, onlar da degildi. 

Sevgili, gitar, vosvos, lahmacun, kebap... Hicbir sey o boslugu doldurmaya yetmiyordu. 

Tekrar tekrar dusunup bu listeyi kontrol ediyordu. Unuttugu bi' sey vardi o boslugu dolduran. 

Bulamiyordu J onu. 


Saat coktan 10.00'u gecmisti. J, simdiden programinin gerisindeydi. Saat on bucukta Sariyer'de olmasi gerekiyordu. 

Hemen hazirlandi. Saclari ve kiyafetiyle ugrasmasina gerek yoktu. Fotograf makinesini boynuna asti.Telefonunu sag cebine, 

cuzdanini da icinden akbilini cikardiktan sonra sol cebine yerlestirdi. 


Sokaga adim attiginda tuyleri urperdi. Aslinda o kadar soguk da degildi hava. 




 







 

Yorum (yok) Yorum yaz!